İstanbul güzelse niye gitmek ister insan?


                                        
             
İstanbul hiç kuşkusuz çoook güzel, alımlı ve yaşayan bir şehir!

Ama zor be! Çok gürültülü, karışık ve mutsuz! Üzgünüm ama öyle..


Sokakta gülen bir yüz görüyor musunuz?


Ha, görüyorsanız bende sorun var! Ama mutlu insan yok!


Sürekli inşaat, trafik, terör vs


Yoruyor insanı, yaz da yaklaşınca çekip gitmek istiyor insan.. Ardına bile bakmak istemiyor, benim gibi kanınızda azıcık gezginlik varsa, ooo :)


Bende de durum böyle, gidelim kelimesini duyunca bende bir hareketlilik. Büyük mutluluk..


Zaten ilk İstanbul'dan Kıbrıs'a üniversite okumaya gidişimle başladı.


Kursa giderken karar verdim İstanbul'da okuyamayacağıma. Kıbrıs'ta bir arkadaşım vardı. Hiç araştırmadan tercih ettim Doğu Akdeniz Üniversitesini. Hiç pişman olmadım çünkü stres içerisinde üniversite okumak istemedim. Ama Kıbrıs zor bir şehirdir, sonuçta ada da eğitim görüyorsun. :)


Geçen hafta ablamla 2 günlük iş seyahati için "Konya'ya" gitmeye karar verdik. Daha öncede gittiğimizden biraz tecrübeliyiz. Ama bu kez arabayla! E biraz zor oldu tabii.


İlk durak Kırıkkale-Ankara.. Kırıkkale'de pek vakit geçiremedik. Ama Kırıkkale-Konya yolu muazzam uzun. Güya kısaltıyormuş!


Hani derler ya incin top oynuyor, yolda kimsecikler yok.. Ama bir gökkuşağına denk geldik ki. Bütün yorgunluğu alıp götürdü. Mis gibi hava, yorgunluktan bitap düşsen de stres yok, gürültü hiç yok! Daha ne isteriz.



     
                               Konya-Kulu Yolu / 10.05.16

Yolumuuz Konyaaaa..

Yorgunluktan öldüğümüz için hemen otel aramaya başladık. (ben genelde önceden internetten araştırır fakat yerinde gördükten sonra otele karar veririm)


Merkezde (mevlana türbesi alaadin bulvarı idi galiba) Dergah Otel hoşumuza gitti. Genelde oda kahvaltılı fıyatlar aynı ücretlerde. Bizim hoşumuza gitti. (mevlana'ya yakın olması sebepler arasında)


Akşam yemeğini meram bölgesinde yemeğe karar verdik. Meram (meram bağları) upuzun bir cadde, İstanbul'un kaliteli semtlerinden birini andırıyor. Genel olarak iki katlı veya az katlı apartmanlar mevcut. Sokakta sessizlik söz konusu. Ama açık cafeler mevcut, zaten genellikle öğrencilerin uğrak yeri cafeler. Biz yemeğimizi ilgileri ve güleryüzlülüğü sebebiyle Willy Wonder's da yedik.


Şefim duy sesimizi, tavuğun tadı hala damağımızdaaaa! ;) Bu arada Meram Bağlarına ziyaret edemedik iş seyahati olması sebebiyle zamanımız yetişmedi.




           Yemek yerken gözümün dönmesi sebebiyle en son kendi fotoğrafımı çektirmiştim. :)

                         Willy Wonder's / Konya/Meram / 10.05.16

Belirtmem gerekir ki Konya çok büyük (biz bolca yolu kaybettik) ve biraz baskılar altında kalmış bir şehir. Elbette herkesin inanışı kendine. Ama ben mevlana hayranı olan bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım. Ve Konya'nın anlayış şehri olmasını beklerdim. Biraz fazla ayıplama ve kınama var gibi.

Oysa Mevlana hoşgörüyü, anlayışı simgelemiyor muydu? İslam dini kimseyi yargılamama, kabulleniş dini değil miydi?


Konya'da gerçekten ciddi bir uçurum var. Biraz sevgisizlik gördüm.


Ertesi gün toplantıların ardından Konya'ya özgü boyun kebabı yemeğe götürdüler. tek kelime ile muazzam. Özel yapım pidenin üstüne tuzda pişirilmiş boyun ile servis ediyorlar.


Ardından bırak arası tatlı.. Buradaki bıçak arası İstanbul'daki gibi yoğun şerbetli değil!


Bol pişmiş kıtır kıtır az şerbetlenmiş bir tatlı dolayısıyla pek ağır gelmiyor insana.



Ehil Fırın Kebap/ Boyun Kebabı/ Konya / 11.05.16

Ardından dönüş yolumuz otele unutmadan otelimiz inanılmaz temizdi. Sabah kahvaltısı sade, taze ve lezzetliydi. Otelin ekibi çok güler yüzlüydü. Buradan selam olsun. 

Konya'da meşhur dönen Kule'si varmış erken kapanması sebebiyle biz göremedik. Bir daha ki sefere diyerek yolumuzu pide yeriz umuduyla kebapçıya çevirdik. Ama pidesi yoktu bizde standart ürünleri tercih ettik. Çok albenisi olmayan bir mekan olduğunu söylemekte fayda var. (Asya Lahmacun kebap/Konya) 

Ertesi gün Mevlana'ya uğrayıp dua ettikten sonra İstanbul'a doğru yola çıktık. 



(Bu sene Mevlana Türbesinde fotoğraf kareleyemedik. Bende 2015 yılına ait bir fotoğrafı paylaşıyorum.)


Dönüş yolumuz, Akşehir, Eskişehir ve İstanbul! Bir diğer sonraki yazı da İstanbul'a yolculuğumuzu ve Nasrettin Hoca'ya ilginç ziyaretimizi anlatacağım.

Sevgiyle kalın.


Mene

Merve Erden

Merve Erden

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder